Öfke Problemleri

Öfke Problemleri; en genel tanımıyla incinme ve engelleme gibi durumlarda hissedilen saldırganlık dürtüsü/hissi veya kızgınlık anlamına geliyor. Başkalarıyla her daim ilişki içinde olan insanlar olarak hepimiz zaman zaman belli durumlar karşısında öfkeli hissedebiliriz. Gün içinde canımızı sıkan pek çok olay yaşayabiliriz.

Bu can sıkıcı durumlar bazen aşırı yoğun bir trafik olabileceği gibi, bazen de iş ortamında dengesiz ve ölçüsüz davranan bir çalışma arkadaşı veya sevgilimiz/eşimiz, anne/babamız/çocuğumuz da olabilir. Beklentilerin karşılanmaması, engellenmiş hissetme, endişe, yalnızlık, korku, güvensizlik, hayal kırıklığı, haksızlıklara uğrama veya saygısızlığa maruz kalma gibi birçok durum, öfke duygusunun kontrol altında tutulamadan açığa çıkmasına yol açabilir.

Ara sıra öfke gösterileri büyümenin normal bir parçası olsa da, tetikleyici olaylarla orantısız görünen sürekli ve yoğun tepkiler, altta yatan bir soruna işaret edebilir.

Günlük yaşamı engelleyen sık sık yaşanan öfke patlamaları endişe kaynağı olabilir.

Çocukluk büyümenin ve keşfetmenin zamanıdır. Ancak bu keşif sürecinde çocuklar, başta öfke olmak üzere bunaltıcı görünen duygular da deneyimler. Aslında öfke normal ve koruyucu bir duygudur.

Çocuğa bazı şeyleri sevmediğini ve ona bir şeylerin uygun
olmadığını anlatır. Ara sıra öfke gösterileri gelişimin normal bir parçası olsa da, çocuklarda kalıcı ve yoğun öfke problemi ebeveynler ve bakım verenler için endişe kaynağı olabilir.

Çocuklarda öfke patlamalarının süresi başka bir önemli faktördür. Çocuğun gelişim aşamasına göre beklenenden daha uzun süren uzun süreli öfke nöbetleri veya yoğun öfke, daha derin bir
duygusal zorluğun göstergesi olabilir.

Sürekli olarak akranlarla, öğretmenlerle veya aile üyeleriyle gergin ilişkilere yol açan öfke endişe kaynağı olabilir. Eğer bir çocuğun öfkesi onu sosyal aktivitelerden uzaklaştırıyorsa veya sağlıklı bağlantılar kurma yeteneğini engelliyorsa, bu durum dikkat gerektirir.

Öfke başkalarına karşı fiziksel veya sözlü saldırganlık olarak ortaya çıktığında, güvenlik endişesine dönüşebilir.

Tipik çocukluk çağı çatışmalarının ötesine geçen saldırganlık
eylemleri, altta yatan bir soruna işaret edebilir.

 

1-3 yaş arası çocuklarda öfke

İlk yıllarda, küçük çocuklar yeni keşfedilen özerklik ve bağımsızlıkla boğuşurlar. Tam olarak ifade edilemeyen ihtiyaçları veya hayal kırıklıkları, öfke nöbetleri veya yaygın bir öfke ifadesi
haline gelebilir. Bu öfke patlamaları, karşılanmayan arzulardan, belirlenen sınırlardan veya kurallarla dolu bir dünyaya uyum sağlamanın zorluğundan kaynaklanabilir.

Bu yaşlarda, ebeveynler ve bakım verenler, yeni yürümeye başlayan çocuklara duygularıyla nasıl başa çıkacaklarını modellemede ve öğretmede çok önemli bir rol  oynarlar. Dikkat dağıtma ve alternatifler sunma gibi basit teknikler dikkatlerini yeniden yönlendirmeye ve öfkeyi dağıtmaya yardımcı olabilir.

3-6 yaş arası çocuklarda öfke

Okul öncesi dönemde çocukların iletişim becerisi gelişir, ancak öfke hala fiziksel eylemler, sözlü patlamalar veya meydan okumayla ifade ediliyor olabilir. Bağımsızlıklarını savunma konusunda daha iddialı hale gelebilirler, bu da otorite figürleriyle çatışmalara yol açabilir.

 Bu aşama ebeveyn ve bakım verenlerin net beklentiler ve sınırlar koymasını gerektirir.Sınırlar dahilinde seçenekler sunmak, okul öncesi çocukları güçlendirir ve kontrol duygusu geliştirmelerine yardımcı olur. Ayrıca, temel problem çözme becerilerini öğretmek onları duygularını yapıcı bir şekilde ifade etmeye teşvik eder.

6-12 yaş arası çocuklarda öfke

Çocuklar okul çağına girerken akran etkileşimleri ve akademik zorluklar ön plana çıkar. Öfke, algılanan adaletsizliklere, rekabete veya dışlanma duygularına tepki olarak ortaya çıkabilir. Sosyal karşılaştırma hayal kırıklığını ve öfkeyi körükleyebilir.

Bu aşamada ebeveynler ve bakım verenler için açık iletişimi teşvik etmek ve çocuklara çatışma çözme becerilerini öğretmek çok önemli hale geliyor. Bu aşamada duygusal zekanın gelişiminin desteklenmesi, karmaşık sosyal dinamikleri yönetmekte çocuğa yardımcı olur

Çocuğun öfkesini yönetmesi için onun duygularını adlandırması, sözlü
olarak ifade etmesi ve akranlarıyla empati kurması için modellenmesi ve teşvik edilmesi gerekir.

 

 

12-18 yaş arası çocuklarda öfke

Ergenlik, kimlik oluşumunun ve kişisel farkındalığın arttığı bir dönemdir. Gençler kimlik sorunları, akran baskısı ve özerkliğin getirdiği zorluklarla uğraştıkça öfke yoğunlaşabilir.

Algılanan adaletsizliklere ve otoriteye karşı isyan da öfkenin yaygın bir ifade biçimidir.
 Bu dönemde öfkeyi yönetmek için gençlere sınırlar dahilinde özerklik sağlamak sorumluluk duygusunu geliştirir. Günlük tutma veya spor gibi sağlıklı ifade yollarına yönlendirilebilirler. Güven ve saygıya dayalı iletişim, bu dönüştürücü aşamada öfkeyi yönlendirmede çok önemlidir.

İnsanların canlarını, mallarını, fiziksel, psikolojik ve kişisel sınırlarını korumaları için belli bir miktar öfke duygusuna ihtiyaçları vardır. Bizi rahatsız eden durumlar karşısında öfkeli hissetmemiz ve bazen öfke nöbeti geçirmemiz son derece normal ve sağlıklıdır.

Ancak öfke kontrol edilemediğinde, kişinin hem iş hayatında hem de sosyal yaşamında ciddi sorunların yaşanmasına ve başkasına zarar vermesine neden olabilir. Örneğin, kişi öfkesini kontrol edemeyerek sözel ve fiziksel şiddet uyguluyorsa, burada kontrol edilemeyen bir öfke sorununun varlığından bahsedilebilir. 

Hızlı iletişim
  • 05357140036
  • 05445318906
  • hayhan503450@gmail.com
İletişim Formu
Hızlı iletişim